İnternet’le Paylaşmak

10 Mayıs 2010tarihinde umit.aslan tarafından yazıldı

Nicholas Negroponte,[1] “Okullarımızda en sık rastlanan ve en üzücü olaylardan birisi de çocukların Word, Excel ve PowerPoint kullanmak için eğitilmesidir. Bunu canice buluyorum çünkü öğrenciler ofis otomasyon uygulamalarını kullanmak yerine yeni şeyler üretmeli, iletişim kurmalı, araştırmalı, keşfetmeli ve paylaşmalılar.”[2] sözleriyle okullardaki eğitimin günümüzün yaşam biçiminin gerisinde kaldığını söylerken aslında internetin de yaşantımızı nasıl değiştirdiğine ışık tutuyor. Web’in ilk halleri televizyondan veya radyodan farksız, insanların çoğunlukla alıcı oldukları bir ortamdı. Sonradan ortaya çıkan Web 2.0 ise, bilgiye erişimin çok ötesinde, birçok anlamda yaşantımızı değiştirdi. İlk zamanlarda internetteki yegâne sosyalleşme araçları chat odaları ve e-mail iken “paylaşmak” yeni sosyalleşme aracına dönüştü.

İnsanlar kişisel bilgilerini, fotoğraflarını, videolarını, yaptıkları sanatsal çalışmaları ve hatta dakika dakika ne yaptıklarını internetten paylaşıyorlar, bu sayede hâlihazırdaki dostlarıyla ilişkilerini pekiştirirken bir yandan da yeni arkadaşlar ediniyorlar. Sosyalleşmek için paylaşmanın yanında bilgiyi de paylaşmak artık hayatımızın vazgeçilmezlerinden. Bir yandan bizde olan bilgileri internette paylaşırken, yine bizim gibi sıradan insanların paylaştıkları bilgilerden faydalanıyoruz. Sanatsal üretim[3] ise bu paylaşma kültürüyle birlikte kendine çok yeni ve güçlü bir ortam oluşturmuş durumda. Artık albüm çıkaracak parası olmayan müzisyenler yaptıkları şarkıların bir kaydını internete yükleyerek milyonlarca insana çok kısa sürede erişebiliyorlar. Kısacası internetin yaşam tarzımızı ve kültürümüzü nasıl etkilediğini en çarpıcı biçimde ortaya koyan bir anahtar kelime bulacaksak o da kesinlikle “paylaşım”dır.

Paylaşmanın neden bu kadar ön plana çıktığını, insanlar arasında nasıl yeni bir bağ kurduğunu ve toplumun dinamiklerini nasıl değiştirdiğini anlamak için işe öncelikle geleneksel anlamda, internet öncesi dönemde “paylaşmak” fiilinin ne anlama geldiğini ve günümüzde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini irdeleyerek başlamak istiyorum. Fiziksel olarak paylaşmak “insanların sınırlı bir kaynağı aralarında pay etmesi”[4] olarak açıklanabilir. Örneğin yiyeceğinizi birisiyle ya da birileriyle paylaşırsanız size daha az bir miktar kalır. Bu da çoğu zaman insanların tercih etmedikleri bir durumdur. Öte yandan, internet çağı öncesinde, bilgi de çoğu kişi tarafından paylaşılarak azalacağı düşünülen bir olguydu. Ortaçağ’da Kilise İncil’i yüzyıllarca insanlarla paylaşmadı. Bilim’in ürettikleri Akademi’nin dışına çok dar çerçevede çıkabildi ve sanatsal üretim daha çok elit bir kesimin zevki olarak kaldı. Akademisyenler bilgiyi de sınırlı gördüler ve paylaştıkları zaman kendilerinden bir şeyler yitireceklerini düşündüler. Matbaa’dan önce de yazı, kâğıt ve mürekkep vardı fakat insanların yazılı eserlere ulaşımı zor ve kısıtlıydı. Benzer biçimde internetin ilk dönemlerinde de bilgiye erişim kolay ama üretim ve paylaşım meşakkatliydi. Nasıl ki matbaa’nın icadı Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırladı[5], Web 2.0 da “paylaşım” hareketine zemin hazırladı.

“Paylaşım”ın belki de en önemli özelliği insanların bilginin paylaşarak azalmadığını, aksine arttığını fark etmeleri oldu. Sadece akademik bilgi değil, kişisel bilgiler de bu duruma tâbi. Evet, Wikipedia’da, inanılmaz bir şekilde, tamamen gönüllü katılımla çok büyük bir ansiklopedi oluştu. O kadar büyük bir bilgi kaynağı ki bu, internetin en çok ziyaret edilen “altıncı” adresi. Ama ikinci sırada başka bir tanıdık Facebook, üçüncü sırada Youtube, yedinci sırada Blogger ve on ikinci sırada da Twitter var. Bu sitelerin arasındaki sıralarda ise Google, Yahoo, Bing(ya da Live), Baidu gibi sizi bu adreslere yönlendiren arama motorları var. [6]

İnternet artık demode tabiriyle “bilginin paylaşıldığı büyük bir kütüphane” olmaktan çok daha öte, -Ali Kırca’nın tabirine de atıfla- “hayatın paylaşıldığı” bir mecra. Çünkü insanlar paylaştıkça karşılığını aldıklarını görüyorlar. Bir yandan Wikipedia’ya yazarken, bir yandan da başkalarının yazdıklarından faydalanıyorlar. Youtube’u sadece video seyredip eğlenmek, başkalarını takdir etmek için değil, kendilerini de göstermek ve toplumdan takdir toplayabilmek için kullanıyorlar. Dostlarıyla gündelik hayatlarını paylaşırken, onlardan da bunun karşılığını alıyorlar, daha çok yakınlaşıyor ve dostluklarını pekiştiriyorlar. İnternet artık bir araç, bir uzantı olmaktan uzaklaşıyor ve hayatla bütünleşiyor. Özel hayatın gizliliği, bu gizliliğin korunmasının gerekliliği ve bunun nasıl yapılabileceği uzun zamandır tartışıladursun insanların bunu beklendiği kadar önemsemediği açık. Aksi takdirde bir kadın doğum yaparken aynı anda elinde IPhone’uyla Twitter’a olan biteni an an yazabilir miydi?[7] Ya da bir adam her gün ne yaptığını internet günlüğünde yayınladığı videolarla(vlog) anlatır mıydı?[8]

Öyleyse bu aşamadan sonra ne olacak? Rönesans ve Reform’un getirdiği büyük değişim, bu paylaşım dalgasıyla da gelebilecek mi? Dahası bu değişim iyi ya da kötü yönde mi olacak? Bir yandan bu paylaşım sayesinde toplumlar değişir, dönüşür ve dahası ivme kazanırken bir yandan da terörün güçlenmesi, özel hayatın tamamen ortadan kalkması, vb. sorunlar ortaya çıkıyor. Kevin Kelly’e[9] göre her şeyin bir bedeli var ve ödeyeceğimiz bu bedel de “şeffaflık”.[10] Ben bu düşünceyi bir adım ileri götürmek istiyorum. Bence şeffaflıktan öte, gelecekte interneti içselleştirecek, hayatımızın bir parçası olarak göreceğiz. Beni bu düşünceye iten neden ise internetin televizyon, radyo, telefon gibi iletişim araçlarının çok ötesinde, kendi içinde gelişebilen ve büyüyebilen bir fenomen olması. Üstelik büyüdükçe insanlarla bütünleşen bir fenomen. Bizim kontrolümüzde ama bizden habersizce evrimleşiyor ve etrafımızı sarmaya, hayatımızın her alanına girmeye başlıyor. İlerleyen dönemlerde bunu çok daha fazla hissedeceğimizi düşünüyorum. Şimdiye kadar evlerde, ofislerde ya da bilgisayar laboratuarlarında en iyi ihtimalle üç kilo bir dizüstü bilgisayara hapsolan internet, netbooklar, IPad gibi tablet bilgisayarlar, etkileşimli panolar, akıllı telefonlar vb. araçlar sayesinde daha da özgürleşecek ve bizimle bir anlamda bütünleşecek. “İnternette paylaşmak” terimi de yerini yavaş yavaş “İnternet’le paylaşmak” terimine bırakacak.

Ümit Aslan

umit.aslan[at]boun.edu.tr

REFERANSLAR

Zhang, X.M. and F. Zhu, Intrinsic motivation of open content contributors: The case of

wikipedia, in Workshop on Information Systems and Economics. 2006: Evanston, IL.

Lyndon Kennedy , Mor Naaman , Shane Ahern , Rahul Nair , Tye Rattenbury, How flickr

helps us make sense of the world: context and content in community-contributed media collections, Proceedings of the 15th international conference on Multimedia, September 25-29, 2007, Augsburg, Germany

Martin J. Halvey , Mark T. Keane, Exploring social dynamics in online media sharing,

Proceedings of the 16th international conference on World Wide Web, May 08-12, 2007, Banff, Alberta, Canada

Mani R. Subramani , Balaji Rajagopalan, Knowledge-sharing and influence in online social

networks via viral marketing, Communications of the ACM, v.46 n.12, December 2003

Norris, D. M., Mason, J., Robson, R., Lefrere, P.  & Collier, G.  (2003). A revolution in

knowledge sharing.  EDUCAUSE, September/October, 15–26.

Beer, D. & Burrows, R. (2007). Sociology and, of and in Web 2.0: Some initial

considerations. Sociological Research Online, 12(5), http://www.socresonline.org.uk/12/5/17.html

BBC NEWS | Technology | $100 laptop project launches 2007. (n.d.). BBC NEWS | News

Front Page. Retrieved April 15, 2010, from http://news.bbc.co.uk/2/hi/6224183.stm

Kevin Kelly on the next 5,000 days of the web | Video on TED.com. (n.d.). TED: Ideas worth

spreading. Retrieved April 15, 2010, from http://www.ted.com/talks/lang/eng/kevin_kelly_on_the_next_5_000_days_of_the_web.html

Renaissance – Wikipedia, the free encyclopedia. (n.d.). Main Page – Wikipedia, the free

encyclopedia. Retrieved April 15, 2010, from http://en.wikipedia.org/wiki/Renaissance

Wife Twitter CEO Evan Williams Tweets While Giving Birth: Sara Williams Joins Live Birth

Trend | Technology | Sky News. (n.d.). Sky News, First for Breaking News, Latest News and Video News from the UK and around the World. Retrieved April 15, 2010, from http://news.sky.com/skynews/Home/Technology/Wife-Twitter-CEO-Evan-Williams-Tweets-While-Giving-Birth-Sara-Williams-Joins-Live-Birth-Trend/Article/200908215358551


[1] MIT Media Lab’ın kurucusu ve eski yöneticisi. “Her Çocuğa Bir Laptop” hareketinin kurucusu. http://en.wikipedia.org/wiki/Nicholas_Negroponte

[2] http://news.bbc.co.uk/2/hi/6224183.stm

[3] Burada bahsetmek istediğim profesyonel sanatçıların eserlerini internetten korsan olarak paylaşmak değil, amatör sanatçıların çalışmalarını paylaşarak çok daha geniş kitlelere ulaşabilmeleridir.

[4]http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=payla%C5%9Fmak

[5] http://en.wikipedia.org/wiki/Renaissance#Spread

[6] http://www.alexa.com/topsites

[7] http://news.sky.com/skynews/Home/Technology/Wife-Twitter-CEO-Evan-Williams-Tweets-While-Giving-Birth-Sara-Williams-Joins-Live-Birth-Trend/Article/200908215358551

[8] http://www.igokcen.com/iGokcen_/Podcast/Podcast.html

[9] http://en.wikipedia.org/wiki/Kevin_Kelly_%28editor%29

[10] http://www.ted.com/talks/lang/eng/kevin_kelly_on_the_next_5_000_days_of_the_web.html

Share/Bookmark

Yorum